22 Şubat 2016 Pazartesi

Ta-Ha


Allah'ın adına, Rahman, Rahim...
Ta-Ha
Biz Kur'an'ı sana sıkıntı çekesin diye indirmedik...
... ancak huşu duyanlara bir tezkire olsun!
(Ta-ha 1:3)

Vesselam,

Rabb'im nasip ederse, bu öğüt nasıl yankılanmalarda bulunuyor sizlerle de paylaşmak istiyorum...

Kur'an'ın inzal olması, yani üst bir mevkiden daha aşağıda olana lütfedilmesi, yani hidayet edici tarafından, yol gösterilmeye muhtaç olana bir rehber... Ayette sen diye hitab edilen sensin, benim, ilk olarak da Rasulullah Muhammed... Mü'minlerin emiri Ömer'e de hitab etmiş: bu okumayı sana sıkıntı çek diye lütfetmedik.

En'am suresinde de okuduğumuz gibi, Kur'an bize ne öğretti: salatımız da, menasikimiz de, hayatımız da, ölümümüz de... Hepsi Alemlerin Rabb'ı olan Allah için...

Bir çabadan yorulup, akabinde diğerine başlamamız da Kur'an'ın rehberliğinde öğrendiklerimizden. İşte bu; bizim hayatımızın tamamına rehberlik eden lütuf.

Değil mi ki hayatlarımız iddialarla dolu. Her söylediğimiz söz de ilahi öğretiden bir esinti, her eylemimizin Rabbani bir başkaldırı olduğu iddiasında olan bizleriz...

Hasılı sağında solunda dönüp dolaşıyorum işte ya, diyeceğim şudur sana: bu iddialar neticesinde elde ettiğin sonuçlar seni sıkıntıya sürüklüyor mu? Hani hepsi Allah'ın sana lütfettikleri ya, ama kesinlikle sıkıntı çekmen için değil...

Neden içimiz böyle sıkılıyor çoğu zaman. Bu denklemdeki samimiyetsizlik nerede?