23 Ocak 2016 Cumartesi

Kimim ben?

kışın gelişidir, yeryüzüne tesettür.
ama sen... kalmıyorsun çadırda!
şu sözünü etmediğiniz yeni tür,

ağlar bu kelimelerin altında.

bu, metro kapısına dayalı beden…
soruyorum kendime, kimim ben?

ayakta dikili yirmi beş dakika;
yürüdüm ve az ilerde durdum.
bu fikrime yapılan kaçıncı şaka?
düşündüm ve az sonra kudurdum.

bu, yorulan ve “neden” bilmeyen…
soruyorum kendime, kimim ben?

gözleri görmeyenin, utangaca;
kulağı duymayanın, suskuna,
uzattığı gülüm ben kanımca.
dalıveren cahiller yokuşuna…

bu, tırnağıyla parmağını delen...
soruyorum kendime, kimim ben?

yanı başımda durur güller...
neyin derdindeyim ben sahi?
susmayı öğrenmeden sirenler,
kafandan ayrılmaz şahi...

bu, şimdi nefes alan, ölmeden...
soruyorum kendime, kimim ben?

(bence de) bunlar bilinmeli...

hangi kalem muhtaç mürekkebe?
insan, nerede hangi yaşına inmeli?
hangi karanlık aydınlığa gebe?
ve neden girdiğimiz yol engebeli?

şairin dediği, çiçeklerin tükendiği yerden...
soruyorum kendime, kimim ben?

bu kaçıncıların, sonuncusu?
sayalım mı hiç korkmadan yeniden?
tespit edebildin mi sorunu?
soruyorum kendime, kimim ben? 

22 Ocak 2016 Cuma

Kimlik

GERÇEK KİMLİĞİNİ AÇIKLA EFRUZ!

Saygıdeğer okurlarımıza;

Hepinizin severek takip ettiği Efruz Dündaralp kod adlı yazarımız hakkında duyumlar almaktayız. Kendisinin arkadaş meclislerinde "Halim Zeki de hiç yazmıyor, benim de şevkimi kırıyor." benzeri provakatif söylemlerde bulunduğu artık şüphe uyandırmayacak kesinlik kazanmıştır. Bu açıklamayı sizlere borç biliriz.

Buyrun Efruz bey, beklemekteyiz yazmanızı. Yoksa yüksek mercilerden emir mi bekliyorsun?

Kimsin sen Efruz?

15 Ocak 2016 Cuma

Hasret


            Ha şimdi
-          Sevgili okurum; sen bu satırları okurken isimlendirilmeni hak ediyorsun, bitiyor.
-          Okumak..?
-          Evet… Ben bu satırları yazarken hasretimi dile getirmek istiyorum.
-          Özlem mi, hasret mi?
-          Özlediğim doğrudur ama… Hasret daha üst bir seviye…
-          Niye üst diye tanımladın?
-          Özlem de, hasret de insanın acziyetinden olduğu halde… Niye benimki hasret, daha üst model gibi bir yarışa girdim. “Allah’ım bizi koru…”
-          Yani?
-          Çünkü okurum… Sözlük birincil olarak hasrete özlem dese de, o daha ötededir. Hasrette öncelikle bir şeyin kaybedilmiş olması gerekir. Bundan dolayı da derin bir elem hali hakimdir…
-          Hasretini anlatacaktın..?
-          Özlem olsa anlatırdım işte. Onda önemli olan falancadır. Falancayı çok özledim diyorsun, anlatıyorsun özlemini.
Hasretlik öyle mi? Kederden falancayı unutmuşsun...

Yahut umuda tohum ek: hasret kafesi