Edward N. Lorenz, kelebek
etkisini açıklarken hava durumuyla ilgili örneğinde "Amazon Ormanları'nda
bir kelebeğin kanat çırpması, ABD'de fırtına kopmasına neden olabilir.” demiş.
Doğru öngörülmüş bir sistemde, 5 milimetrelik bir domino taşı yaklaşık 45 kilogram
ağırlığındaki bir mermerin devrilmesini sağlayabiliyor.
Bu teorik ve fiziksel
gerçeklikteki örneklerin yanısıra kelebek etkisini günlük yaşantımızda da
görmek mümkün. Bazen bir söz, bir bakış veya bir kalkış bütün bir dünyayı
değiştirebilir.
Bu yazının başlığını
sadece isimlerdeki benzerliği kullanarak dikkatinizi çekmek için değil, aynı
zamanda kelebek etkisinin gerçekten bir “kele bak etkisi” haline geldiğinden
bahsetmek için bu şekilde seçtim.
Kele bak etkisi, kendi saçını kel yapmak
için uğraşan, daha sonra aynaya dönüp baktığında:
“Kele bak!” deyip; saçını
kazıtmasının daha gür saçlara sahip olmasını sağlayacağını ve içine girdiği
onca zahmeti bir anda unutup, bu uğraşları küçük görmesiyle kişinin geçirdiği travmaya verdiğim isimdir.
“Kalk ve uyar” (74:2)
emrinin muhatabı, önce bir “kul” ve aynı zamanda bir “elçi” olan Peygamberimiz;
kalktı, uyardı ve tüm dünyayı etkiledi.
Bizler, ne yazık ki, bir
işi az da olsa düzenli ve devamlı bir şekilde yaparak domino, kelebek veya her
ne dersek diyelim, bir etkiyle çok büyük yerlere getirebilecekken; yaptığımız
işi küçük görerek, “sadece bunu mu yapıyorsun, hiç yapmasan daha iyi”
vesvesesine kulak verip elimizdeki bu işi de heba ediyoruz.
İnan bana kardeşim, o
küçük gördüğün günlük okumaların, haftalık veya aylık sohbetlerin, bir
kardeşinle çay içerken ona verdiğin öğüt ve tavsiyeler; veya bunu yapsam sanki
ne olur deyip çekindiğin bir iyiliği emir veya kötülükten nehiy, çığ gibi
büyüyecek ve belki seninle birlikte bir nesli kurtaracaktır.
Çuvaldız bana, iğne size
batmıştır. Vesselam…