30 Ağustos 2016 Salı

Haziran



Çabam şudur ki: bitsin bu istinhaz-i ran.
Ölmeye başladığım şehirdir haziran.

Kulağımda zırıldar durur yaylı tambur,
Çalan eskiden gelen bir musik-i İran.

Saate bakar dururum, o devam eder…
Neyle engellenir bu harekât-ı zaman?

İnsan aciz. Bir çizgi bile değil, nokta
Ne cüretle etmeye ahirete iman?

Vermemezlik etme kendine çeki düzen,
Bacak bacağa dolanmaya başlamadan.

Rüzgara ver sırtını, göğe at gözünü.
Yan düşünde hele, öte yanda yanmadan.


İstinhaz: Bir kimseye bir iş için kımıldamamasını emretme.
Ran: (Reyn. den fiil) Kalb katılaşması.

12 Ağustos 2016 Cuma

Canım sıkkın bugün

Sıkkın olması hiç iyi bir şey değil
Boşluktan da değil, çaresizlikten…

İtilmişlik, ötelenmişlik bilmem ne bir şeyler
Konuşsan bulutlarla süzülecekmişsin de,
Ağzına tıkılmış

Ömür dediğimizde aklımıza gelen rakam farklı olsaydı.
Yirmi deseydik mesela
Ya iki yüz olaydı

İnsan sinirlenince haklı kendisidir
Bilmez mi haklı olmak sadece anlık tatmindir
“Ben haklıyım!!”

Sahi yirmi yaşına geldiğimizde
Ölcek yakında bu deselerdi