Bugün ne yazacaksınız?
Efruz efendiyle uzun zamandır konuşamıyormuşuz. Efruz efendi, Allah iyiliğini versin...
Oturduk konuştuk bugün. Yaşımızı alıyoruz sanırım yavaş yavaş...
Kayıtlara geçirin, gün gelir şahitliği gerekir bunların. Hesap sorulacağı vakit, yahut o vakit gelmeden evvel. Hesabı doğrulukla tutmamız gereken bir vakit olursa eğer, işte o vakit. Hafızamız bizi yanıltamasın, kayıtlara tüm olanları doğrulukla geçirin.
İnsanlar hep birlikte anlaşmış gibi bize zulmederken... Kendilerine de zulmediyorlar. Bu düzen böyle geldi, ama böyle gidemez, ama zorla götürmeye çalışıyorlar, ama zorlarken bize de ayrıca zulmediyorlar. Allah aşkına bir durun, biz sizden kendimiz için bir şey istemiyoruz. Beni incitebiliyorsunuz artık mutlu musunuz?
İşte böyle durumlar için, bir Efruz çokça şükür vesilesidir. O da yazarsa, faydasını görürseniz, siz de şükredersiniz.
Hafıza meselesi böyle işte. İşin bir güzel tarafı var, bunları kaydederken kişilerden ve olaylardan uzaklara kaydetmek durumundayız biz. Sadece düşünceleri kaydetmek daha güzel. Kişi adlarından, birbirlerine neler yaptıklarından bıkmadık mı sahiden? Falanca sana zulmettiyse bu çok mesele değil. Aslında Allah lütfediyor onu sana, zulmün ne olduğunu öğrenesin diye. Öğren ana fikri kap işte. Sonra gidip falancaya zulmetme. İşte bunun için, kişileri ve olayları değil sadece olayın özünü at hafızaya.
Hey sen,
Allah sana o hafızayı bağışladı. Kalemle yazmayı da O öğretti. Ve yazmanı emretti.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder