Söze başlarken başlıktaki
ifadenin üzerinde duralım ilk önce. Neden bu ötekileştirme, karşıtlaştırma? Oysa
İslam adına okuduklarımız bildiklerimiz bunları çift olarak tanımlar. Biri
diğerini tamamlıyor. Üstte yahut altta değil, aynı seviyede.
“Allah ehad” diyor ilahi öğreti.
Bizi çiftler halinde yarattı
yaradan.
Başlığı da kaybetmiş olduğumuz
oracıkta öyle dursun diye böylece attım sayın okur.
***
O zaman, önce konuyu
inceleyebilmek adına bir takım yaklaşımlar geliştirelim. Elimizde bir insan topluluğu
olsun. Erkeklerden ve dişilerden oluşmakta. Müslümanlardan oluşmaları da şart
değil, sonuçta fıtrattan… Diyelim ki, n tane erkek, n tane de dişi olsun bu
toplulukta bekar. Ve diyelim bunlar günün birinde bire bir eşleşecekler, yuva
kuracaklar.
Şimdi bunlardan bir çift birbiri
ile karşılaştığı zaman, bu karşılaşmanın ileride eşleşecek olan ikisi arasında
olma olasılığı: 1/n.
Aksine ileride yenge yahut enişte
olacaklar olması olasılığı (n-1)/n
n büyükçe bir sayı. Bunu da
biliyoruz.
***
O halde, ademin oğlu bir kız kardeşinin
kendisine işi düşüpte konuştuğu zaman, neden kendisine ilgi duyulduğunu
düşünmekte. Bana sorarsanız kaybımız bu noktada bizim. Aynı şey havvanın kızı
için de geçerli. Bunlar hep çevremizin bize yükledikleri diye çevremize mi
atalım suçu? Yoksa, bir örneklik görevi mi üstlenmeli…
Şimdi ikiliği kıralım ve insan
evladı olarak değerlendirelim karşımızdakini. Bir müslüman olarak idrak etmemiz
gereken birinci unsur, o karşımıza çıktıysa Allah çıkardı. O kadar. Kendimize
bir fayda devşirelim diye yaratılmadığı gibi hiçbir insan evladı, karşımıza da
bunun için çıkmaz.
Ve sonra, Allah vahyini lütfetti
bize ve hidayet etti. O insan evladı karşımıza çıktığı zaman onunla aramızda
nasıl bir münasebet olması gerektiğinin ölçüsünü öğretti.
İşte böylece, her karşımıza çıkan
insan evladı bir imtihan oldu. Sonucu ya rahmet kapılarını açan bir anahtar, yahut
ayağımıza dolanıp bizi aşağı çeken bir yük.
Sonuç olarak, Halim Zeki’nin
karşısına çıkan arkadaşım; Halim ile ilgili yargıların da önemli değil… Onun
için sen rahmet kapılarının anahtarı olursan o da sana aynı lütuflara kavuşman
için duacı olur.
Ama en nihayetinde tercih senin, bu
Halim senin imtihanın.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder