Bir derviş
deyince;
Yavaş yürüyen
ve yavaş konuşan bir adam canlanıyor benim kafamda.
Yavaş yürüyor…
Yetişeceği bir
yer yok mu bunun?
Bir hedefi
vardır muhakkak.
Her adımının
hakkını vermek istiyor,
Kendini hedefe
götüren…
O adımın geri dönüşü olmayacak.
Yavaş
konuşuyor…
Anlatacağı bir
şey yok mu bunun?
Bir çift
kelamı vardır muhakkak.
Her kelimenin
hakkını vermek istiyor,
Kendini ifade
eden…
O kelime yeniden yorumlanmayacak.
Çok sakin
değil mi?
Nereye ayak basarsa,
Sakini olduğu
bir mahallede sanki.
Her nerede
konuşsa,
Kendi ev
ahalisine konuşuyor.
Sakin…
Yani; duruma
hakim.
“O, müminlerin
kalbine sekinet indiren…”
Bu sakinliğin
hakkını vermek istiyor,
Bu hakimiyetin
hükmünde adil olmak…
Hızlı konuşan,
acele yürüyen ise ne yapsın?
Yukarıdaki
satırları elinden geldiğince yavaş işliyor.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder