İyiliğe süzgeçtir geç saatlerin huzursuzluğu.
Yokuş aşağı salıverilen umutların,
Bir daha açılmamak üzere kapanan kapısına
Son bir depar atıveriştir, yetişemeyeceğini bile bile...
Sorarım insanlara, sandığımız kadar kolay mı insanlık?
Kendi fikir yumağında ısınıp, ötekine bu (konforun) içinden sırt çevirmek mi cesaret ya da dava adamı olmak? Hayır, bu en büyük korkaklıktır.
Sorarım nefse, sandığın kadar kolay mı insanlık?
Biliyorum hiçte zor değil ellerini başının arkasında birleştirip, yuvarlanış manzaralarını izlerken arkana yaslanmak.
Başka fikirleri rahatça dinleyebilecek özgüvene sahip olmak ve onlara anlatmaktır davana güvenmek. Bilirsin ki ona hiç birşey dokunmaya güç yetirmeyi hayal bile edemez.
Sonuna baştan imza atarsın bu teslimiyetin.
Çünkü bilirsin ki bu herkesin bir gün bileceği bir bilinmezliktir.
Çünkü gecenin, yıldızlar arası gerili ipe takılıp düşeceği günün sabahı çetindir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder