- Ee, verdin mi?
- Aldığı kadar…
- Ne aldı?
- Şey var mesela ikimizde de, “vardır bir hayır” deyip
geçemiyoruz.
- Peki ya hiç düşündün mü, ya birisi “ardınca devam etmende
vardır bir hayır” derse?
- Yok.
- Geride kalana vardır bir hayır diyorsun da, önünde durana
diyemezsinki. Eksik bir kader inancı gibi, tevekkül yok içinde.
- O zaman mücadele et… “olması gereken” kısmını düşünüyorum
ben hala.
- Olması gereken kardeş, o dürüst olacak sen dürüst olacan; o
bir ferd olacak sen bir ferd olacan, o yalan söylemeyecek sen yalan
söylemeyecen. Sonrası, insan ticareti…
- Nasıl yani?
- Karşılıklı faydanın, menfaatin artışı, zararın ise en aza
indirgenmesi. Kendinden feda edeceksin, ama kendini feda etmeyeceksin. Çizgi
burda olsa gerek…
***
- Beklemek benim bileceğim işmiş...
Sen hiç ölümü istedin mi sayın okur? Defterler açılsın orta yere...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder