Laflardık içine kısılı kaldığımız ranza kenarında,
Bir mum ışığı üflerdi üstümüze gecenin soğuğunu.
Bu hıçkırık avutur mu duvarları salıncak sırtında,
Hangi kayıt, altında saklar, beni güpegündüz soyduğunu?
Sen mi? Yüzün mü? Siz mi acaba bu direk?
Başlı başına yağmur sonrası yüzümü yalayan rüzgar,
Bu gecekonduyu tutacak ayakta kıyamete dek.
Allah bilir hangi devri alem sana olacak yâr.
Sert bir bakış, yenilen bir dayak sende gizli.
Akla getirir; bir son var, sonu olmayan bir son
Çıkarır gün yüzüne, içine sinik ölü bedenimi,
Fikrimin olur olmaz beynimde teptiği horon.
kalemine sağlık ;)
YanıtlaSilAllah sabrını selamete ulaştırsın :)
YanıtlaSil